Skip to main content

İngiltere’de dil eğitimi için bulunacaklara tavsiyeler

İngiltere’ye Dil Öğrenmeye Geleceklere Ciddi Tavsiyeler

 

Herkese merhabalar. Bu yazımda bu aralar önemli gördüğüm bir konuya değineceğim. Yani başlıkta da belirtiğim üzere, dil öğrenmek için İngiltere’ye gelenlere önemli gördüğüm kimi tavsiyelerde bulunacağım. Son zamanlarda dil öğrenmeye gelen öğrencilerle daha fazla diyalog kurmaya başladım ve onlara birebir yaptığım tavsiyeleri bloğumda bir yazıya dökmeye karar verdim. Bu benim için biraz gecikmiş bir yazı oldu. Ama tabii ki buraya yazacağım tecrübelerimin olgunlaşması da biraz zaman aldı.

Öncelikle görüştüğüm ve tanıştığım öğrencilerden gördüğüm; buraya gelecek olan tüm öğrenciler çok ciddi bir maddi bir yük altına giriyor. Bu ülke pahalı ve sterlinin Türk lirası karşısında değeri de hesaba katıldığında yük daha da artıyor. Dil öğretimi İngiltere’nin en büyük gelir kalemlerinden birisi. Ayrıca kapitalist sistemin en katı hali bu ülkede mevcut olduğu için öğrencilerden kazanabilecekleri parayı sonuna kadar zorluyorlar. Sizin hayrınıza bir şey yapan yok. Her şeyin bir karşılığı ve ücreti var. Buna şaşırmayın; kültürel bir yaklaşım. Bu nedenledir ki bir İngiliz’e herhangi bir şekilde karşılıksız yardım etseniz size şüpheyle bakar; acaba şimdi benden ne bekleyecek diye?

Neyse ücretlerin yüksekliğinden bahsettik. Görüştüğüm ve tanıştığım öğrencilerin çoğunluğunda gördüğüm bu maddi yük sebebiyle -haklı olarak- en kısa zamanda bu işi nasıl hallederim yoluna bakıp masrafları azaltma yoluna gidiyor. Burada dikkate alınması gereken önemli noktalar var. Dil öğrenme bir süreçtir. Uzun bir süreç… Aynen henüz konuşamayan bir bebeğin zaman içinde konuşmayı öğrenmesi gibi. Bu nedenle kısa süreli kurslara gelenler çok fazla beklentilere girmemeli. İngiltere’ye dil öğrenmeye gelen öğrencilerden bizzat duyduğum; altı aylık kurslara gelenler bile, bu sürenin iyi bir şekilde dil öğrenmek için yetersiz olduğundan bahsediyor. Bu işin idealinin en az bir yıl olduğunu söylüyorlar. Tabii ki bir yıllık kursun miktarının ne kadar olduğunu tahmin edebiliyorum. Birçoğunuz belki üç aylık, belki altı aylık, belki de bir aylık yaz kurslarına gelip geri dönecek. Bu arada not düşmeliyim ki (şahsi görüşümdür) birkaç haftalık veya bir aylığına kursa gelenlerin ancak yapabileceği bir İngiltere görüp-gezip dönmek olacaktır, dil öğrenme konusunda çok fazla bir beklentiye girmesinler. Sadece bir ihtimal İngilizce’de teorik anlamda yeterli bir donanıma sahiplerse bunu konuşma olarak biraz daha geliştirebilirler.

Şimdi gelelim tavsiyelere… Öncelikle şunu kabullenmelisiniz. Bu ülkede dil öğrenmek için ne kadar kalırsanız kalın -isterseniz yıllarca eğitim alın- hiçbir zaman burada doğmuş biri gibi İngilizce konuşamayacaksınız. Yani bir İngiliz aksanına sahip olmayacaksınız. Bu normaldir, kötü bir şey değildir 🙂 Buradaki her milletin kendine göre bir İngilizce konuşma aksanı vardır. Aynen Türklerin olduğu gibi.

İkinci mesele. Dedik ki dil öğrenme bir süreçtir. Burada ne kadar süreyle gelirseniz gelin hayatınızda İngilizce ne kadar yer alıyorsa o kadar İngilizce öğreneceksiniz demektir. Yani bu sadece dil okulu ile olacak bir şey değildir. Tamam dil okuluna gittiniz, dersler bitti, sonra? İngilizce hayatınızda devam ediyor mu? Yoksa gurbet ellerde bir Türk kanka buldunuz gününüzü onunla birlikte mi geçiriyorsunuz?

Öncelik şudur; Türklerden uzak durun, özellikle dil okulunuzdaki Türk arkadaşlarınızdan. Bunu bu ülkeye gelmeden önce de duyardım ve bana biraz acımasızca gelirdi. Ne yazık ki gerçek bu. Yanınızda bir Türk arkadaş ile İngilizce ÖĞRENEMEZSİNİZ! Birbirinizle İngilizce konuşsanız bile!(gerçi konuşmazsınız ama) Burada bir şeyi düzeltmem lazım, Türklerden uzak durun derken -ki yanlış anlaşılabilecek bir cümle- tabii ki Türk arkadaşlarınız, dostlarınız veya tanıdıklarınız olsun. Herhangi bir sorununuzda yanınızda olacak, size en önce yardım edecek olan yine Türk dostlarınızdır. Demek istediğim şudur ki; eğer İngiltere’de geçen sınırlı günlerinizde kendinize Türk arkadaşlar edinir ve onlarla vakit geçirirseniz İngilizce öğrenemezsiniz. Paranıza ve emeğinize yazık olur.

Bu nedenle ne yapmak lazım? Sınıfınızda olan herkes İngilizce öğrenmeye geldiğine ve seviyeniz de birbirinize uygun olduğuna göre, onlarla konuşabilir ve yeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz. Bu ülkede çekingenliğe yer yok. Zaman kısıtlı, çok para harcadınız, İngilizceyi kesinlikle öğrenmeniz lazım. Yani CESUR OLUN! Kendinize yeni yabancı arkadaşlar edinin. Amacı sizin gibi olan arkadaşlar bulun kendinize. Tamam belki karşınızda bir İngiliz aksanı bulmayacaksanız ama unutmayın onunla konuşarak öncelikle cesaret kazanacaksınız. Kendinize olan güveniniz gelecek. Birbirinizi anlayacaksınız. Biz Türkler genel olarak gramerde iyiyizdir de konuşmaya gelince çuvallarız. İngiltere’de öğrenebileceğiniz en iyi şey; konuşma dilidir. Yeni arkadaşlarınızla mümkünse okul dışında da vakit geçirin. Kafelere gidin, kahve içmeyi, birlikte yemek yemeyi, bulunduğunuz şehri gezmeyi teklif edin. Çok faydalı olacaktır. Bu arada grubunuzda Türk olmasın 🙂 Kursa gelen öğrencilerden aynı milletten olanlar her zaman olur, onlara dikkat edin; hiçbir zaman kendi aralarında İngilizce konuşmazlar, sadece kendi dillerini konuşurlar. Niye mi? “Daha kolaylarına geldiği için.” Yanınızda bir Türk varken İngilizce ihtiyacı duymazsınız, ama ya çevrenizde sadece yabancılar varsa? Düşünün, hangi dilde konuşurdunuz yabancı arkadaşınızla? Bu benim dil öğrenmeye gelenlere vereceğim en önemli tavsiyedir.

Dil öğrenmeye gelenler çoğunlukla Londra’ya gelir. Londra’da İngiltere’nin başkenti, yani kalbi. Her tür sosyal aktivite mevcut. Yapmanız gereken sadece biraz araştırmak, bunun içinde interneti kullanmak. Günlerinizi evde geçirmeyin. Çeşitli faaliyet ve gruplara katılın. İngiltere’de müzelerin çoğunluğunu gezmek ücretsiz, bol bol gezin. Sokaklarda yürüyün. Bir dili ancak kültürü ile birlikte öğrenebilirsiniz. Dil kültür ile bir anlam ifade eder.

İngiltere ve Londra aktivitelerinden haberdar olmak istiyorsanız size birkaç web sitesi:

http://www.visitengland.com
http://www.visitlondon.com
http://www.timeout.com/london

Facebook üzerinde örgütlenmiş grupları takip edin, organize ettikleri faaliyetlere katılın.

Bunlardan birisi; London Language Exchange & Social Group (dil öğrenme üzerine bir grup) https://www.facebook.com/groups/llanguageexchange/

Diğeri; London Adventure Group (gezi organize eden bir grup)
https://www.facebook.com/LondonAdventureGroup

Bunlar benim bildiğim iki sosyal grup, muhakkak fazlası da vardır. Yeter ki siz de araştırın ve faaliyetlerine iştirak edin.

Doğal İngilizce dinlemeye önem gösterin. Bu konuşulanları anlama kabiliyetinizi arttıracaktır. Özellikle boş zamanlarınızda odanızda televizyon varsa İngiliz kanalları sürekli açık kalsın. İngiliz kanallarının hepsinde altyazı özelliği vardır(uydulu veya uydusuz), kullanın. Televizyonu altyazı ile izlemek özellikle kelimelerin okunuşunu öğrenmek için çok faydalı olacaktır. Eğer odanızda televizyon yoksa, İngiliz kanallarını bilgisayarınızdan da izleyebilirsiniz. İngiliz aksanı duymanın en iyi yollarından birisi televizyon izlemektir.

İngiliz kanallarını izleyebileceğiniz birkaç web sitesi:

http://www.tvcatchup.com (İngiliz kanalları izlemek için – live)
http://www.bbc.co.uk/iplayer  (BBC programlarını izlemek için – catch up)
https://www.itv.com/itvplayer (ITV programlarını izlemek için – catch up)
http://www.channel4.com/programmes/4od   (Channel 4 programlarını izlemek için – catch up)

Bu kanalları İngiltere’de iken rahatlıkla internetten izleyebilirsiniz. Ama Türkiye’den izlenebilme durumunu bilmiyorum. British İngilizce’si geliştirmek isteyenler yukarıda verdiğim web sitelerini kullanarak İngiliz kanallarını izleyebilirler. İlk link kanalları canlı olarak verir, diğer üçü ise “catch up” denilen tabirle, televizyonda verilen programların sonra web sitesinde yayınlanmasıdır.

Aklıma ilk olarak gelen tavsiyeler bunlar. Dahası olursa yazmaya devam edeceğim. Buraya gelmek için parasını ve emeğini harcayan bir öğrenci bunun karşılığını almadan dönerse gerçekten üzülürüm.

Bu yazının tek amacı İngiltere’de daha verimli nasıl İngilizce öğrenilebileceği üzerine. Bunun üzerine farklı tecrübeleri ve tavsiyeleri olanlar yorum kısmına kendi fikirlerini yazabilirler. Maddi yaşamla ilgili meselelere girmek pek istemiyorum. Ama çok soru geldiği için -son olarak- kalacak oda ücreti bazen okul ücretinden niye daha fazla oluyor diyenlere bir hatırlatma; Londra dünyanın en pahalı metropollerinden biridir, kalacağınız yere bağlı olarak olabilir. Ayrıca tüm öğrenci arkadaşlardan ricam; lütfen İngiltere’de günlük ne kadar yemek masrafım olur gibi sorular sormayın, ben burada aile hayatı yaşadığım için fast food kültüründen oldukça uzağım, vereceğim her cevap sizi yanıltabilir. Eğer bu tür sorularınızı yurt dışı forumlarında sorarsanız daha sağlıklı cevaplar alabilirsiniz.

Herkese saygı ve selamlar..

Kaynak